Görmeyen, duymayan, en güzel olanın nasıl koktuğunu bilemeyenin çığlığı. Tam suya sokar ayaklarını, tanıştığı karanlık her şeyin tekrarına dönüşürken.

Bilmediği odanın ortasında şu birkaç dakikada aklından geçenler; odaya ilk ayak basanın huzursuzluğu, bir martının kanadı, avuçlarına alamadıkları, çiçeklerin sarıya döndüğü, duvardaki parmak izleri, en küçük acılar, terk edilişleri, ellerindeki sabah kokusu, babasının kederine ortak olamayışı, başı kırılmış raptiye, perdeyi açtığında yüzüne düşen ışığın rengi, parmaklıklar, yastığın soğuk tarafı, karısının gözleri.

Her şeyi taklit etmeye çalışırken izlediler onu, bütün sesleri, bütün renkleri ve bütün yalvarmaları taklit etti.

Kaderi; tükenmişlik.
Back to Top